Hollywood’un Ünlü Çiftleri: Kadınlar Şık, Erkekler Salaş
ÜNLÜ STİLİ

Hollywood’un Ünlü Çiftleri: Kadınlar Şık, Erkekler Salaş

Kadınlar her zaman şık, bakımlı ve derli toplu; erkekler ise genellikle salaş, rahat ve hatta dağınık. Peki, bu ne anlama geliyor?

GÜNCELLEME TARİHİ: 28 Mart 2025

Yazı Ece Büyükçolpan

Fotoğraflar Getty Images



Hollywood’un son zamanlarda en çok konuşulan çiftlerinden Hailey Bieber - Justin Bieber, Kylie Jenner - Timothée Chalamet, Selena Gomez - Benny Blanco gibi isimlere baktığımızda hepimizin dikkatini çeken şu: Kadınlar her zaman şık, bakımlı ve derli toplu; erkekler ise genellikle salaş, rahat ve hatta dağınık. Peki, bu ne anlama geliyor?

Bir yanda yüksek topuklar, özenle hazırlanmış saçlar ve ışıltılı, trendsetter makyajlar; diğer yanda özensiz tişörtler, düşük bel vintage kot pantolonlar ve kasvetli bir dağınıklık…Dışarıdan bakıldığında bu detaylar basit birer stil tercihleri olarak görülse de aslında, bu görünüm farklılıkları, toplumsal cinsiyet normlarına dair önemli bir mesaj veriyor olabilir. Hiç böyle düşündünüz mü?

Her ödül töreni kırmızı halısı serildiğinde, özellikle dikkatimizi çekenler onlar: Kameranın odağındaki ışıltılı it girl ve onun yanındaki ikonik ve başarılı ama bir o kadar da paspal bir duruş sergileyen partneri. Evet, onlardan bahsediyorum: Hailey Bieber – Justin Bieber, Kylie Jenner – Timothée Chalamet, Selena Gomez – Benny Blanco ve daha niceleri. Biraz daha dikkatli baktığımızda yakaladığımız başka bir detay da bu kadınların hepsinin kendi markalarını yöneten önemli bir konumda olmaları.

Bir kadının şıklığı, genellikle onun toplum önündeki başarısıyla doğru orantılı kabul edilir. Çünkü bir kadın ne kadar şık ve bakımlıysa, o yalnızca estetik açıdan değil, aynı zamanda toplum önünde “daha değerli” ya da “daha başarılı” izlenimi verir. Yani Hailey Bieber ve Kylie Jenner gibi güçlü duruşlu kadın figürleri, yalnızca dikkat çekici güzellikleriyle değil; kendilerine ait markalarıyla başarılı birer iş kadını olarak karşımıza çıktıkları gibi attıkları her adım, dışarıdan bakıldığında başarı simgesi olarak algılanıyor. Elbette ki, bu büyük başarıları dış görünüşleriyle pekişiyor.

 Çünkü kadınların toplumsal normlar gereği her daim bakımlı ve zarif görünmeleri, onlara atfedilen değeri belirleyen önemli etkenlerden biri haline gelir: Hatta önyargılardan beslenerek toplumca kabul edilen genel kanılara evrilen bu düşünce, onlara küçük yaşlardan itibaren ister istemez empoze edilir.



Söz konusu cinsiyet rollerinin en belirgin biçimde hissedildiği alanlardan birisi, dış görünüşle ilişkilendirilmiş başarı tanımları. Kusursuz bir makyajla tamamlanan göz alıcı bir elbise, uzaktan bakıldığında belki de sadece bir moda meselesi olarak görülebilir. Ancak dediğimiz gibi, bu durum da kadınlara küçük yaşlardan itibaren atfedilen, zarafetle birleştirilen ve şıklığın güç ve statü ile ilişkilendirildiği toplumsal bir algıdan ibaret.

Başımızı durumun erkek tarafına çevirdiğimizdeyse bambaşka bir dinamiğin manzarasıyla baş başa kalıyoruz. Bir kadının salaş ve toplumun deyişiyle “bakımsız” bir görünüme bürünmesi ile herhangi bir erkeğin dağınık bir imajla toplum içine karışması aynı etkiyi vermiyor. Hatta erkek bir bireyin böylesine bir görünümle toplum içine karışmasının onu rahat, özgür ve “gerçek” bir insan olarak yücelttiği dahi söylenebilir. Bu durum eninde sonunda, erkeklere kendilerine ait bir stil geliştirme konusunda daha özgür bir alan tanıyor. Burada dikkat edilmesi gereken önemli bir nokta var: Hollywood’un başarılı aktörlerinde de sıkça rastladığımız bu dağınık imaj, doğal ve “gerçek” olanı ön plana çıkardığı algısını çizerek çoğu zaman erkeklerin başarısını ve topluma kattığı değeri sorgulamadan onaylamamıza olanak tanıyor.

 

Peki kadınlar bu paspal, “Rodent” erkek modelini neden çekici buluyor?



Dağınık saçlar, bol vintage kıyafetler, ince ve kemikli bir yüz, özensizden hallice bir görünüm... Tüm bunlar, karizmatik bakışlarını ortaya çıkaran ve kemirgeni andıran yüz yapısıyla popülarite elde eden “Hot rodent boyfriend” teriminin tanımı. 

İlginç bir şekilde, her ne kadar kemikli yüz hatlarıyla maskülen bir tavıra sahip olabilecekleri düşünülecek olsa da söz konusu rodent erkekler, Hollywood’un şık kadın figürlerinin yanında feminen bir duruş sergiliyorlar. Bu da “Bu erkeklerin 'dağınık' duruşları neden kadınları cezbediyor?" sorusunun cevabı olarak karşımıza çıkıyor: Yumuşak, rahat, hatta kırılgan bir hava taşıyan bu erkekler, toplumsal normlar gereği “maskülen” olmak zorunda olmadıklarını vurguluyor. Bu, özellikle modern toplumda, kadınlar için cezbedici bir özellik haline gelmiş durumda. Dikkatli baktığınızda Timothée Chalamet, Barry Keoghan, Jeremy Allen White gibi rodent erkeği isimler, şık ve göz alıcı partnerlerinin yanında sergiledikleri çabasız görüntüyle, maskülenliğin tam tersi olarak onlardan bir adım geride duran bir duruş sergiliyorlar.

Bir anlamda, şıklık ve dağınıklık arasındaki bu zıtlık, toplumsal normların ve cinsiyet kodlarının sorgulanmasına olanak tanırken, kadınların kırılgan ve dağınık duruşa sahip erkekleri çekici bulmalarının ardında, bu erkeklerin kendi benliklerine sadık kalmalarının verdiği bir güven duygusu da yatıyor olabilir. Çünkü bu erkekler, yalnızca çabasız çerçevede oluşturdukları dış görünüme değil, iç dünyalarına ve ondan aldıkları güce de odaklanıyorlar. Bu da onları, yüzeysel olmayan ve derinlikli kişiler olarak çekici kılıyor. Belki de en önemlisi, bizleri bu görünüşlerin ötesinde, içsel değerler ve gerçek benlikler üzerine düşünmeye davet ediyor.